Turkish Suat Yıldırım
Surah Al-Qari'ah ( The Striking Hour ) - Aya count 11
وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلْقَارِعَةُ ﴿٣﴾
Kari'ayı, o kapıları döven ve dehşetiyle kalplere çarpan o kıyamet felaketini sen nereden bileceksin ki!
يَوْمَ يَكُونُ ٱلنَّاسُ كَٱلْفَرَاشِ ٱلْمَبْثُوثِ ﴿٤﴾
O gün insanlar uçuşan kelebekler gibi şuraya buraya fırlatılır.
وَتَكُونُ ٱلْجِبَالُ كَٱلْعِهْنِ ٱلْمَنفُوشِ ﴿٥﴾
Dağlar atılmış yüne döner,
فَأَمَّا مَن ثَقُلَتْ مَوَٰزِينُهُۥ ﴿٦﴾
Artık kimin tartıları ağır basarsa,
فَهُوَ فِى عِيشَةٍۢ رَّاضِيَةٍۢ ﴿٧﴾
Memnun kalacağı bir hayata girer.
وَأَمَّا مَنْ خَفَّتْ مَوَٰزِينُهُۥ ﴿٨﴾
Kimin tartıları da hafif gelirse,
فَأُمُّهُۥ هَاوِيَةٌۭ ﴿٩﴾
Onun barınağı da Haviye olur.
وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا هِيَهْ ﴿١٠﴾
Onun ne olduğunu bilir misin?
نَارٌ حَامِيَةٌۢ ﴿١١﴾
Haviye bir ateştir: kızgın mı kızgın!