Turkish Öztürk
Surah Al-Qari'ah ( The Striking Hour ) - Aya count 11
ٱلْقَارِعَةُ ﴿١﴾
O Kaaria, o şiddetli ses çıkararak çarpan.
وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلْقَارِعَةُ ﴿٣﴾
Kaaria'nın ne olduğunu sana bildiren nedir?
يَوْمَ يَكُونُ ٱلنَّاسُ كَٱلْفَرَاشِ ٱلْمَبْثُوثِ ﴿٤﴾
O gün insanlar, çırpınarak yayılmış pervaneler gibi olurlar.
وَتَكُونُ ٱلْجِبَالُ كَٱلْعِهْنِ ٱلْمَنفُوشِ ﴿٥﴾
Dağlar, didilmiş renkli yün gibi olur.
فَأَمَّا مَن ثَقُلَتْ مَوَٰزِينُهُۥ ﴿٦﴾
İşte o gün, tartıları ağır basan kişi,
فَهُوَ فِى عِيشَةٍۢ رَّاضِيَةٍۢ ﴿٧﴾
Evet o kişi, hoşnutluk verici bir yaşayış içindedir.
وَأَمَّا مَنْ خَفَّتْ مَوَٰزِينُهُۥ ﴿٨﴾
Tartıları hafif çekeninse,
فَأُمُّهُۥ هَاوِيَةٌۭ ﴿٩﴾
وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا هِيَهْ ﴿١٠﴾
Onun ne olduğunu sana bildiren nedir?